16 Nisan 2008

Blogumu takip edenlerden özür dileyerek başlıyorum maceralarımı anlatmaya
2 gündür işlerimin yoğunluğundan bloguma giremedim.
En son Gülsüm hanımda kalmıştık, hani eline dikenli tel batırmıştı ya, o gün pazr günü olduğundan (biraz da ihmalkarlıktan hastaneye götürmedim.)Pazartesi işyerine gelip hemşiremiz Hatice ablaya durumu anlattım (kadıncağız 11 senedir benim sağlık sorunlarımdan bıktı yanii) 72 saat içinde tetanoz iğnesi yapılması gerekiyormuş, beni aldı mı bir telaş, ağladım ağlıcam, acaip pişman oldum doktor götürmediğime, vicdan azabı çekiyorum, apar topar eve koşuyorum. Bu arada da tek başıma arabayla gitmek zorundayım ya içim içime sığmıyor, nasıl gideyim, hangi sağlık ocağına daha kolay giderim, hangisinde park sorunu yaşamam gibi sorular da beynimi yiyip duruyor, otobüsle hilal konutlarının karşısındaki sağlık ocağına bir göz attım, önü kalabalık araba dolu, yok ben buraya arabayı park edemem dedim kendi kendime, yenişehirdeki sağlık ocağına gitmeye karar verdim. Eve gittiğimde Beyza ile Büşra'da öğle yemeğinden
dönüyorlarmış attım kızları arabaya yine park yerinden sorunsuz çıkıyorum çok şükür önce okula, sonra doğru sağlık ocağına, baktım sağlık ocağının bahçesine girmek zor ya önüme arkama araba bırakırlarsa diye taaa yola parkettim arabayı, (bu arada yollar sakin diye kestirmeden ters yola giriyorum yaniii ilk trafik ihlalini de yapıyorum bu arada) arabayı park ettikten sonra on kez kontrol ettim el frenini oooohhhh be başardım diye neredeyse bir çığlık atıyordum.

Gülsüm hanımın aşısını yaptırdıktan sonra içim rahatlamış bir şekilde çıktım oradan, doğru ekmek almaya fırına yöneldim. yine arabayı yol kenarına park edecektim, boş bir yer bulup durdum, bir baktım fırın neredeyse 500 metre ileride ve önünde birkaç araba var, arabadan inip oraya yürüsem millet bana gülecek ha gayret dedim kendi kendime bunu da başaracaksın dedim kendi kendime, gülsüm'e de bildiğin duaları oku kızım diye tembihliyorum. Neyse ileriye gidip tam da rampaymış arabayı park ettim, ama araba kayıyor, birde bunun rampada kalkışı var tabiiii bakın neler düşünüyorum ne zormuş tek başına, olsun dedim yaparız bir şeyler artık.Ekmeği alıp geçtim direksiyona ve kaldırdım arabayı bişeycik de olmadı çok şükür, yine yolu boş bulup kestirmeden ters yoldan adönüp ikinci trafik ihlalimi de yapıyorum bu arada, artık tecrübeliyim ne de olsa öhö, öhö, sağ salim eve gidip park ettim arabayı ve gün boyunca telefonda Veli'nin başını şişirip nasıl araba kullandığımı ballandıra ballandıra anlattım (haaaa birde yolda Atilla abimle karşılaştık tesadüfe bakın, el salladık birbirimize biraz sonra telefonunu çaldırdım abim korktu herhalde kaza mı yaptı diye birşey olmadığını söyleyerek kapattım telefonu gurur duymuştur benimle artık yani çırak yetişti usta oldu artık ) tabiii bu arada yasminle, dileği arayıp uzun uzun anlattım nasıl gitmişim, ne olmuş neler bitmiş durumdan haberdar ettim kendilerini..............

işteeeeeee pazartesi gününü böylece atlattık arkadaşlar gelelim salı gününe veli bey evde güya, bir gün de beyzanın ödevini sen yaptır dedim telefonda, tamam dedi nerdeeeeee ben eve binbir hayallerle bir gittim evde kimse yok, beyza dışarıda, gülsüm müzeyyen ablada, onu alıp eve gittim ev darmadağınık yani anlatmaya kelimeler yetmez sinirden deliye döndüm, birazdan veli beyzayı da aldı geldi, ve patlattı bomyayıııııııııııı arabaya müşteri çıkmış çok beğenmiş falanmış filanmış hiç dinlemeden giriştim işlere yemek, beyza'nın dersi, ev işleri filan derken geç saatlere kadar iş yaptım, bizim bey bilgisayarın başında araba araştırıyor Zeyneep gel bak şu araba nasıl bu araba nasıl sinirimden hiç ilgilenmedim, benim onlara bakacak vaktim mi var sanki, ve Atilla abimle yengem çıktı geldi (bu arada onlar da arabalarını değiştirdi hayırlı olsun) abim demezmi veli arabayı bir depo benzinle birlikte sattı diye attı tepemin tası bir bağırmışım atilla abim bile korktu ( eeeeeeeee zamanında da hep o bağırıyordu, bir şaşırdı.................. bir şaşırdı) hırsımdan ne yapacağımı şaşırdım.Yengemle mutfakta Bir sigara içip rahatladıktan sonra içeri girdim, kahve sohbet filan derken biraz yatıştım ve onlar gitti ben işlere devam o saatten sonra birde ütü faslı başladı aslında sinirden ne iş yapacağımı şaşırdım biraz da inadına yapıyorum yani , daha fazla mağdur rollerine giriyorum ama istek dışı yaniii bilinçaltı bir zahmet veli bey yerinden kalkıp ütüye yardım etti bu arada ben de arabaları baktım. Veli bey chevrolet-kalos beğenmiş benim için, rahat kullanayım diye sağolsun, benim gözüm de hep peugeot-206 'da arada bir fiyat farkı yok ama peugeot daha fazla yakıt sarfediyor, neyse dedim bu aklına koymuş nasılsa boş ver dedim kendi kendime ne yaparsa yapsın bu arada kalos da güzel yani fonksiyonları beğenmedim değil hani neyse saat l'e doğru ancak yatabiliyoruz. Sabah ta 05.40'ta kalkıp işe geliyorum uykulu uykulu neyse ki serviste 30-40 dakika uyuyabiliyoruz allahtah

4 yorum:

meleklerim ve ben dedi ki...

Zeynep hanımcım bu yazılar neden güncellenmiyor?öldünmü kaldınmı bir ses ver.

Adsız dedi ki...

Eeee hani resimleri ekleyecektin

Adsız dedi ki...

Eeee hani resimleri ekleyecektin

Adsız dedi ki...

Çocuklarla bir arada olmanın tadı çok farklı tabi, birde hep onların yanındaysan Gülsüm'ün maşallahı var çok güzel çıkmış, Beyza her zamanki gibi hoooşşşşşş.