Yine yorgun bir haftasonunu geride bıraktık,
Zaten hafta sonu gelecek te ben dinleneceğim hayallerini unutalı çooookk oldu,
Her hafta sonu başka bir iş, ayrı bir yorgunluk çıkarıyorum kendime, evet doğru bazen de kendim üretiyorum bu işleri, yok bu hafta salon temizlenecek, yok camlar silenecek, mutfak elden geçirilecek, bazanın altı, dolaplar derken, yapıp yapıp, üstüne bir de kendim dağıtıp sil baştan yapıyorum çoğu kez, ve hemen her büyük temizlikte tövbe edip birdahakine kesinlikle yardımcı alacağımı onlarca kez birilerine duyurup dalga geçmelerini de sineye çekip oturuyorum aşağıya,
-Bu küçücük eve mi alacaksın temizlikçi,
-Gerçekten mi, inanmıyorum sana, sen beğenmezsin ki,
-Sen yap o zaman dediğimde ise, tamam hayatım, bir dahaki hafta sonu evdeyim, birlikte yapalım, der sadece, nasılsa yapmayacaktır ya, yağmasa da gürlerim hesabı,
Evet sonunda o birilerinin sözüne gelip, söylediklerimi de unutup, kendim yapıyorum işlerimi, bu sıcaklarda da hiç çekilmiyor doğrusu,
Cuma günü eve neşeyle uçtum, pardon servisle uyuya uyuya gittim, enerji topladım, çünkü kızlara cuma günü site içinde gezinmeye söz vermiştim, hafta içi yemek, bulaşık, ev işi derken aşağı inmeye fırsatım olmuyor, bir de 7. katta olduğumuzdan mıdır nedir, üzerimi değiştirip ev kıyafetlerimi giydikten sonra, tekrar aşağı inmeye üşeniyorum.
Eve gittiğimde kızlar beni heyecanla bekliyorlardı, 5 dakika eve uğrayıp aşağıya indim, komşum Beyhan abla ve Gelin Fatma'da (bizde fatmalar çok olunca, biri büyük fatma, biri gelin Fatma oldu) aşağıdaydı, gelin Fatma'nın 4 aylık bir oğlu var, onu sevdik, bebek arabasını sürerek yürüyüş yaptık, ayak üstü Filiz ablaya uğradım, yani epey bir insan yüzü görmüş oldum,
Sitede ilkokul çağındaki kız çocuklarına yaz tatili boyunca kuran kursu düzenlediler, kuran okumayı bilen gencecik kızlar onları sıkmadan, bunaltmadan eğlenceli bir şekilde kuran öğretmeye çalıştılar, sırayla hergün bir kişide toplandılar, anneler de güzel ikramlar hazırlayarak çocukları sevindirdiler, artık herkes yaz tatiline gidince ara verdiler, geçen hafta tatil dönüşü ilk toplantı bizde oldu, sadece 3 kişi geldi, henüz tatilden kimse dönmemiştir diyerek haftaya belirlenecek kişide tekrar başlatırız demişlerdi, bende aşağıda gezinirken Büşra'ya -bu hafta kuran kimde diye sordum,
O da sizdeymiş demez mi? eyvah dedim, benim niye haberim yok, benim ev almış başını gidiyor, hazırda bir şeyim yok, hafta sonu temizlik yapacağım, o ara zıııırrrrr telefon, bir baktım kardeşim BİLAL arıyor, abla evdemi sin, geliyorum dedi, gel kardeşim dedim, ama evde doğru düzgün yemek yokkkkkk,
Koştum yukarıya alel acele birşeyler hazırladım kardeşim geldi, onu gördüğüme çok seviniyorum, canım ya, onu görmek bana hep iyi gelir zaten, onu görünce eksik olan bir yanım tamamlanır, onun içtenliği, iyi niyeti, gülüşü, sohbeti, bana annemi (Rahmetli) hatırlatır, sanki evime annem gelmiş gibi olur, annem Bilal'e hamileyken evde 3 erkek vardı, ben tek kızdım, onun kız olması için hep dua ederdim, 1985 yılının o çook ve uzun yağan karın ilk gününde doğmuştu, kar çarşamba günü yağmaya başlamıştı, ilk günden yollar kapanmıştı, annemin sancısı başlayınca babam taksi filan aradı bulamadı, zavallı annem Pendik Bahçelievler Mahallesindeki evimizden yürüyerek tren istasyonuna gitmişti o halde, trenle Haydarpaşa'ya kadar gitmişler, ancak oradan taksiyle Zeynep Kamil Hastanesine ulaşabilmişti, bebeğin erkek olduğunu duyunca önce inanmamıştım, babam beni kandırıyor demiştim, annem hastaneden gelene kadar hep kız hayali kurmuştum, bir baktım yine yoğun tipi yağıyor, annem kucağında bebekle mahallenin üst başından yürüyerek geliyor, bir koştum, anne kız mı, kızmı diyerek atladım annemin üstüne, annem de erkek oldu kızım, diyince bütün hayallerim suya düşmüştü, anneme kızmıştım, niye kız olmadı diye, akşama kadar da eve çıkmamıştım, sonra BİLAL'in yüzünü görünce hemen kanım kaynamıştı, çok tatlı tombik tombik ti güler yüzlü, akça pakça bir oğlandı, o günden sonra hiç kucağımdan indirmedim onu, o altı yaşına girene kadar koynumda yatırdım onu, bana kızkardeş gibi olmuştu, o da bana çok düşkündü, onu öpe öpe bitirirdim, annem kızardı, çocuğu öpüp durma, büyüyünce yanakları pütür pütür olur, derdi, çok şükür kardeşim kaymak gibi, upuzun kirpikleri, koca koca gözleri vardı, amcamın kızları ile onun kirpiklerine rimel çekerdim annemden gizli, nereye gitsem onu yanımda götürürdüm, pazara, çarşıya, kıyafet almaya ,arkadaş gezmesine bile onu yanımda götürürdüm, o yanımda olunca sanki bana bir güç gelirdi, kimse bana sataşamaz derdim, o da benimle kuzu kuzu her yere gelirdi, bir dondurma, bir çikolata ile gönlünü alırdım, benimle birlikte temizlik bile yapardı zavallı, neyse konuyu dağıttım ben neredeydim, işte kardeşimle oturduk sohbet muhabbet, adı lazım değil, birilerini çekiştirdim, benim kardeşle de Allah muhafaza öyle işler pek mümkün olmuyor ama, ben soruyorum o susuyor, ağzından laf alınmıyor.
Gece yarısı bizim gelecek küçük misafirlere çikolatalı kek yaptım, saati 7'ye kurup yattım, kalkıp mayalı poğaça yoğurdum, kardeşim işe gitti, kızlar da hazır evi toplardım, kalktılar kahvaltı filan derken, poğaçaları fırına attım, makineye çamaşır filan derken ll'de işim bitti, ne güzel, ama bizim misafirler ortada yokkkk, bekle bekle , gelen giden yok, Allah Allah, yoksa bizim Büşra'mı yanlış anladı dedik artık olan oldu baktık giden gelen yok hazır evde yapılacak (görünürde ) iş te yok ayaklarımı uzatıp ta yatayım derken, olurmu ben yatarsam dünya yıkılır, kalkıp iş yapmam lazım, işleyen demir pas tutmazmış, kilo yapar sonra, ben banyonun duvarlarını sileyim en iyisi, boş oturanı Allah da sevmezmiş,
harıl harıl çamaşır suyu ile bilumum temizlik maddelerini karıştıraraktan su hazırladım, çıkarsın sandalye tepesine sil allah sil, kurula parlat, yaptığın işle kendi kendine övün dur, zaten senden başkası da anlamaz ya banyonun duvarlarının silindiğini, öyle bir kaptırdım ki, neredeyse çamaşır suyundan zehirlencektim, yarı belime kadar ter içinde kaldım, bir nevi zayıflıyorum yani, toksin atıyorum, diye de kendi kendimi motive ediyorum,
Benim kızların karnı acıkınca, Beyza'ya -kızım ne olur bugün sen hazırla birşeyler, poğaça ve kekle meyve suyu koy, kardeşinle beraber yiyin deyince, tamam anne ama sende yiyeceksin dediler, yimemmi hazır sofraya, kızlar balkona güzelce hazırlamışlar yiyecekleri, biraz kahvaltılık da çıkarmışlar afiyetle yedik, onların elinden de bir şeyler yemek çok tatlı oluyormuş, birden büyüdüklerin hayal ettim, hep beraber temizlik filan yapıyormuşuz, sonra ver elini Pendik Pazarı filan işte,,,,,, sıpanın belini kıracaktım yani,
Neyse kaldığım yerden devam ettim, sıra küçük tuvalette, benim evim 87 metre kare küçük bir ev ama maaşallah küçük tuvaletim evimin en büyük yeri diyebilirim, kocaman bir tuvalet, orayı da incik cincik temizledim, arada bir duvarın karşısına geçip parlayan seramiklerimi zevkle izliyorum, ayyyy ne güzel parladılar filan diye, valla kim başkasının evine gidip de tuvaletin seramikleri de ne güzel ışıl ışıl parlıyordu derki, yani ben kimsenin evine gidip de henüz banyonun tuvaletin duvarlarını incelemedim yani, unutmazsam bundan sonra bakmayı düşünüyorum, hani benimkisi temiz yaaaaa, onların ki nasıl dimi, boşuna mı parlattık o kadar,
Yakında temizlik hastası olmaktan çok korkuyorum , acaba çalıştığımdan mıdır nedir, sanki bana işyerinde birşey olsa, evime filan götürmeleri icap etse, hani ölüm var hastalık var Allah korusun, ayyyy şuna bak, evi ne halde, demezler mi? Birde bu halde bırakıp gitmiş demezler mi? iyice paranoyak oldum yaaa, küçükken biz gezmeye giderken ben hep acele ettirdikçe annem - bütün evin işini bitirelim öyle gidelim, Allah bilir ya ölümüz ya dirimiz gelir derdi, öyle bir şey olsa bize ne derler, arkasını toplamadan gezmeye gitmiş derler, derdi, bu benim bilinçaltıma yerleşmiş galiba, haaa birde görücüye gidilen kızlar hakkında bir ton hikaye, bir gün bir kıza görücüye gitmişler, kaynana olacak kadın kız tam içeriye girecekken kçük bir yastığı kızın önüne atmış, kız yastığı almamış, yooook bundan bize gelin olmaz demişler, yooook kız yastığı yerinden kaldırırsa, bu kız bize göre kız derlermiş,,,, annem buna benzer ne hikayeler anlatırdı, çok şükür benim kaynanam böyle testler yapmadı bana, ben günler öncesinden kırklamıştım tabi evi, yapılacak birşey yoktu ki.......
ayyy anacım kollarım yoruldu, temizlik macerama yarın devam etsek, şefim toplantıdan çıktı, bir sürü iş çıktı görüşürüz bayyyy



15 yorum:
Temizle canım arkadaşım temizleee,ben gelince duvarlarına bakarım.Ablalık ne günler içindir öyle değil mi...
ay çok hoşsun!bu arada bütün anneler böyle mi?biz de dışarı çıkarken annem her yeri toplayıp aynı senin annenin dediğini derdi ve evlendiğimden beri hep bu laflar benim kulaklarımda çınlıyor.ortalığı toplamadan hayatta çıkmam dışarı :))
sende bu kadar helak etme kendini canım,biraz dinlen.
aklıma geldi de ben de şu zamana kadar kimsenin banyo fayanslarına bakmadım acaba bundan sonra baksam mı? :))
sevgileeer...
Ay yok ya siyapçım ben de bakamam herhalde, hiç aklıma gelmez yani,
Annemin söyledikleri yüzünden pis bir kadın olamıyorum bir türlü
Gel Dilek'cim buyur gel valla, beni de bir takdir eden olsun dimi ama
Allah tüm çalışan ve anne olan kadınlara yardım etsin inşallah sevgiyle kalın
Temizlik yap yap bitmez zaten bir evde, yani biri biter diger ibaslar, bence bazen kendimizi fazla kasmamak gerek! Temizlik icin strese girmemek lazim,yahutta hepsini bir degilde mesela bir aksam bir odayi, diger aksam diger odayi..seklinde günlere bölmekte insana kolaylik oluyor:)
Sevgiler
ya canım hanig arada yazdın u kadar yazıyı :))
yoruldum okurken temizlik diyince zaten hemen yoruluyorum ben :))
anneler hep böyel valla arada ebnde bu paranoyaklara girmiyor değilim :S
öpüyorum canım
Teşekkürler yasenin amin amin...
Kelebek gibi, canım ya lafta kendimizi kasmayalım diye söylüyoruz ama yine yapamıyoruz, birde çalıştığım için zamanım çok kısıtlı, bulduğum boş zamanlarda temizlik yapmaya çalışıyorum.
Valla Yasemin'cim işyerinde o kadar yoğunum ki, öğlen arasında yada boşluklarda yavaş yavaş yazıyorum,
hiç farketmemişim banyo duvarlarını..hatta tuvaleti mutfağı :)
Bide kim acaba yardımcı istediğinde umursamayan merak ettim...
o umursamayan kişi bildiğim kadarıyla
ütüsünü yapaar
evi süpürüür
evi sen gelmeden toplaar
hatta bazen yemek bile hazırlaar
çocuklara bakaar
hatta bazen çamaşır bile yıkar
ve hatta çamasır asar ve kurutur
katlar yerine koyar
daha sayardım ama çalışıyorum vaktim pek yok :)
tüm karizmamın yerle bir olmasına rağmen ilk defa bloguna yorum yazma gereği duydum...
sevgilerimle :)
Canım o yaptıklarını ben yokken yapıyorsun, hiç bir zaman hakkını yemiyorum, herkese de yaptıklarını anlatıyorum, ama benim söylemek istediğim benimle birlikte olduğun zaman, hemen kaçıp gitmen, mesela pazar günü toplantına 3 ssaat önceden kaçar gibi gitmen,
Şuuu yardımcı fikrine gelince, başka kapıya canımmmmmm
Çok şükür benim pilim henüz bitmedi, kendi kendimi şarj ediyorum, DURACELLLL ZEYNEP modeli henüz temizlik yaparken, yada cam silerken ölmemişken bu fikrinizi hayata geçiremiyoruz
Iyy temizlik demeyin banaa... Yazın ağustos böceği gibi cır cır öttüm etrafta , evde değildim ama kış gelip çattı , eve döndük bakalım neyleyeceğiz :)
İnsanın kardeşi gibi yok dime, nede güzel anlatmışsın kardeşini. Benimde hem kız kardeşim var, hemde ablam ve düşününce ya olmasalardı diyorum ne zor olurmuş, iyiki varlar ...
selam buraya ilk defa gelmeme rağmen bıkmadan okudum yazılarını valla bravo sana tebrikler çok hoşsunuz Allah kolaylıklar versin sevgilerimle...
temizlik nankör bir iş canım keşke kendini bu kadar yormasaydın.eh biza de güle güle kirletin demek kalır.darısı benim başıma....
Hoşgeldiniz nazar değmesin en yakın zamanda iadei ziyarete geleceğim,
Amin smilena darısı başına
Yorum Gönder