Nasıl başlayacağımı bilmiyorum, en son nerede kaldığımı bilmiyorum, şimdiye kadar neden yazmadığımı-yazamadığımı bilmiyorum, şimdi ne yazacağımı ise hiç bilmiyorum...
Malumunuz kardeşim Bilal'i Konya'dan nişanlamıştık, daha sonrası kardeşimin düğününe deliler gibi hazırlanmıştım, hiç bir eksiği olmamalıydı, boynu bükülmemeliydi, herşey şölen havasında olmayıldı, çok eğlenmeliydik, planlar organizasyonlar yapıyorduk tüm aile seferber olmuştuk.
Önce kardeşimin eksiklerini tamamladık, bohçalar çeyizler hazırladım, binbir hevesle neredeyse hergün çarşılarda gezdim, sonra evini tuttuk temizledik, mağaza mağaza eşya baktık beğendik sonunda yaptırmaya karar verdik, eşyaları tamamlandı, kız tarafı geldi Konya'dan yine düğün alışverişi yaptık, eksiklerini tamamladık, çeyizini serdik evini süsledik püsledik herşey yolunda gidiyordu. En son kıyafetlerimizi tamamladık, Konya'daki düğün-kınaya ayrı, İstanbul'daki nikaha ayrı hazırlandık, havai fişekleri, konfetiler, maytaplar herşey büyük güne hazırdı. Rabbim izin vermedi, yani herşey bizim önceden planladığımız gibi gitmedi, takdiri ilahi böyle uygun görmüş şimdi bütün bunların gerçekleşmediğine üzüldüm mü hayır hayır, asla üzülmüyorum, bütün bunların boşşeyler olduğunu anladık, herşeyde bir hayır vardır sözünü birkez daha yaşadık inandık, şimdi tek tesellimiz 4 canın kurtulması.
Cuma sabahı Konya'ya gitmek üzere saat 5'te kalktık, daha doğrusu ben sıkıntıdan uyuyamadım doğru düzgün uyuduğumda çok karışık rüyalar gördüm, gideceğimiz otobüste bir kargaşa karmaşa kavga gürültü öylece uyandım Allah hayırlara yazsın dedim.
Abimler kendi arabalarıyla 2 çocukları yengem birlikte gidecekler biz minübüsle babam, kardeşim, 2 yengem, amcamın kızı, çocuklar gidecektik, abimler 5 te yola çıktılar, biz minübüsle herkesi toplayarak ancak saat 6'da yola çıkabildik, böylece aramızda 1,5 saatlik mesafe oluştu, sürekli yengem Selma'yla arayıp şurdayız burdayız diye görüşüyorduk, en son görüştüğümüzde Konya'ya yaklaştıklarını söylediler öğlen 12.00'de kız evinde oluruz dedi, biz ise Ankara Gölbaşındaydık, göl kenarında bir yerde durup mola verdik, bu esnada telefonuma Selma yengemden 2 çağrı gelmiş, ben dışarıda duymamışım, minübüste çağrıyı görünce hemen aradım, telefonu açan kişi yabancı bir kadındı, o an içim cız etti, inşallah telefonunu kaybetmiştir dedim, kadın Selma'yı tanıyormusunuz, kimsiniz diye sorarken birden kapandı, korka korka tekrar aradım uzun uzun, bu sefer bir erkek sesi çıktı o an anladım feryat figan Ne oldu diye ağlamaya başladım, hemen arabayı durdurduk, o kara haberi aldık, abimler Cihanbeyli'de kaza yapmışlar, hemen çocukları sordum, yengemi, abimi sormaya cesaret edemedim bu durumda en çok sürücüler ağır olur biliyorum çünkü, hepsinin durumları iyi merak etmeyin filan diyorlar ama kim inanır, sonunda abimin sıkıştığını çıkaramadıklarını öğrendik, yıkıldık, hepimiz bir yanda fenalaştık.
Minübüsün içi karıştı, yalvardım biriyle görüştürün inanmıyorum söylediklerine, Selma'yı verdiler ağlamaktan konuşamıyoruz, çocuklar iyi dedi, ağlama seslerini duydum, biraz olsun rahatladım, en son bir cesaret abimi sordum, çok kötü sıkıştı dedi, abin bana bir baktı dedi, konuşamamış, bir bakmış, bir bakmış... o ses kulaklarımda çınlarken kendimden geçtim, bir bakmış da sonra ne olmuşş, artık ondan sonrası her saniye bize ölüm, birimiz ayılıp birimiz bayılıyoruz, amcamın kızı hangimize yardım edeceğini bilemiyor, kendimize gelip her yere haber verdik, bu sefer herkes duaya başlıyor, cumaların yüzü suyu hürmetine, mevlana hazretlerinin himmetini istiyoruz, gençliğine, yiğitliğine, çocuklarına bağışla ALLAHIM...
Konya'da düğünü olacak kardeşime haber verdik, hastaneye koş karşıla dedik, bizim yolumuz uzak git git o yol bitmiyor bir türlü, Gölbaşı-Cihanbeyli sonrası kaza mahallinin Altınekin olduğunu öğrendik, asır gibiydi, çocuklar ve yengem hastaneye ulaştılar, yengemi Numune hastanesine çocukları Meram Devlet Hastanesine kaldırmışlar abim hala yok, l saat sonra itfaiyenin yardımıyla arabayı keserek çıkarmışlar, Allah'tan bilinçli davranmışlar kendileri çıkarmaya çalışmamışlar, abimi de Tıp Fakültesine kaldırmışlar, o anda bize ayaklarında bile kırık yokmuş filan diyorlar inandık biraz olsun yada inanmak istedik, arabaya ulaştığımızda hayretler içinde kaldık araba hurda yığınına dönmüştü, arabanın hava yastıkları açılmış rüzgarda uçuşuyordu, her şey paramparça, ağır hasar olduğu gibi şoför mahallindeydi, buradan nasıl sağ çıkarlar diye şaşırıyoruz...
Hata %100 karşı taraftaymış görgü şahitlerinin anlattığına göre adam Ankara istikametinde abim Konya istikametinde, karşı taraf uyumuş büyük bir ihtimalle, şerit ihlali yaparak abimin şeridine dalmış abim ne yapsa kaçamamış sonunda yengemin demesiyle arabayı yine de kırıp kendi tarafından çarptırmış, bizi kurtardı diyor resmen yoksa araba ortadan girip hepsinin ağır yaralanmasına sebebiyet verecekmiş, arabanın yoldan çıktığı yer, şerite daldığı yer çarpışma yeri hep belli inkar edecekleri hiç bir şey yok ortada, kardeşim Akif hepsinin tek tek resmini çekti, abimlerin özel eşyalarını teslim aldık, her şey kazanın ne kadar acı olduğunu gösteriyor, yeğenimin düğün için beraber aldığımız gelinliği, yolun ortasında, abimin gözündeki gözlüğün tek camı yok, o an gözündeymiş, bu yüzden abimin gözü tamamen morarıp kapanmıştı, yüzü kesilmişti...
Biz arabanın başında tam iki saat çekici bekledik, daha bir sürü aksilikten sonra kardeşim telefonda durum ciddileşti iç kanama başladı 4 ünite kan aldım çabuk gelin deyince biz arabayı çekiciye bırakıp; ister kaldır istersen götür çöpe at, artık o hurda bizi ilgilendirmiyor deyip tekrar yola koyulduk, o anda İstanbul'dan Konya'ya herkes yollara düştü, kimileri uçakla kimileri kendi arabalarıyla, kimisi otobüsle koşup geldiler. Eşimde dayımlarla birlikte yola çıkmış.
Hanifem
(Beratım sarı kuzum)
Biz doğru Tıp fakültesi Hastanesine koştuk, yalvar yakar yakar içeri girdik, abimin durumu çok perişan, boyunda boyunluk, altında tahta, acı içinde kıvranıyor, çok fazla tutmadılar yanında, dışarı çıktık, yüzüne dikişini daha yeni atıyorlardı, oradan ayrılıp çocukların bulunduğu hastaneye koştuk, çocuklar bizi görünce başladılar ağlamaya, Berat'ın kafatası kırılmış, Allah'tan kafasının arkası değil tam sol şakağının üzerinde kırığı, ama o an kusuyordu, bu bizi çok korkuttu, Hanife'nin ayağında kesik olmuş, dikiş atmışlar, bir de bacaklarında morluklar vardı. Ben o gün ve gecesi İstanbul'a gelene kadar yanlarında kaldım, Berat'ı 20 dakikada bir uyandırıp sorular sormamız gerekiyormuş, sürekli uyuması sakıncalıydı, 20 dakikayı ilk l2 saat geçince 40 dakikaya çıkardık, ben bıraktıktan sonra da 3 saate çıkardılar, 3 gün kanama riski bulunduğundan Salı gününe kadar hastanede tuttular, çekilen tomografi temiz çıkınca Salı günü gece 22.45 uçağıyla annesi ve kardeşiyle İstanbul'a evlerine döndüler çok şükür.
Hanifem
(Beratım sarı kuzum)Abim ise onlardan bir gün önce Pazartesi günü ambulansla İstanbul'a getirildi, şu anda hastanede yatıyor, belinde, omurilikte, leğen kemiklerinde ve omuzunda kırıklar var, şu an sadece başını, ayaklarını ve ellerini oynatabiliyor, ama inşallah 1 ay sonra ayağa kalkabilecek, buna da şükür diyoruz, binlerce şükür olsun ki, o hurda yığınının içinden sağ salim bir şekilde çıkabildiler,.
Abim o gece yoğun bakıma alındı, yoğunbakımdan çıkınca kardeşim Mahmut'u, abimin 4 arkadaşını ve Selma'nın kardeşini hastaların başında bıraktık biz gelini apar topar çıkardık, bu sefer İstanbul'a doğru yola çıktık, gece eve geldik, kız tarafının misafirleri bende kaldılar, ertesi günü zar zor sürüne sürüne nikaha gitmeye çalıştık, artık gerisini de yarın anlatayım bari.


14 yorum:
off canım ya duydum çok üzüldüm..Allah korumuş çok şükür..Binlerce kere şükür edin,dualar edin..inşallah abin de en kısa zamanda iyileşecektir..Çok çok geçmiş olsun...
rabbim şifa versin... çok acı bir durum. inşaallah en kısa zamanda sağlıklarına kavuşurlar...
çok çok geçmiş olsun. rabbim bir daha böyle bir acı yaşatmasın...
Çok büyük geçmiş olsun, işallah biran evvel iyileşip eski sağlıklarına kavuşurlar...
çok geçmişler olsun.abine allah tez şifalar versin kısa zamanda iyileşir inşaallah.
Tekrar geçmiş olsun Zeynep'cim.İnşallah abinde biran önce iyileşirde yuvasında yanınızda olur.
çok geçmiş olsun resmen tüylerim diken diken oldu o arabayı görünce.Allah korumuş gerçekten de,çok büyük bir kaza atlatmışlar.Allah acil şifa versin abin içinde canım.
hele o çocukları görünce göz yaşlarımı tutamadım inanki.biz de hep yollardayız çok korkuyorum kazalardan,belalardan Allah hepimizi en çok da çocuklarımızı korusun.sana da çok geçmiş olsun,sevgiler.
çok gecmiş olsun Rabbim korumuş..
canım yaaa çok geçmiş olsun Rabbim bir daha yaşatmasından beterinden korusun inş,verilmiş sadakanız varmış hiç bişey olmammış,Rabbim abine tez zamnda şifa versin inş.
çok çokk geçmiş olsun...
canım çok geçmiş olsun :( allah acil şifalar versin.. kıyamam kuzulara yaa... ne kadra da masumlar :(((
öpüyorum..
çok geçmiş olsun Rabbim acil şifalar versin aminnnnnn çok üzüldüm
büyük geçmiş olsun, Rabbim şifa versin inşallah..
rabbim şifa versin aglayarak okudum çok üzgünüm zaten çok korkarım bn kazalardan (((abinizi sizlere ve yavrularına bagışlasın yaradan umarım en kısa zamanda herşey normale döner saglıklı günler
cok gecmis olsun , allah korumus gercekten de. off ben Dilek'den okuyunca $ok olmustum. tekrar tekrar gecmis olsun.Allah beterinden saklasin.
Aglayarak okudum. Haberlerde cihanbeylide kaza olmuş diye duymuştum sanırım. Ama hiç kulak vermedim. Bu aralar kazalar o kadar cok cogaldıki. Allahım korusun yolculuk yapanları.
Size çok gecmiş olsun çok! Şükür ki ölen olmamış. İşte o zaman daha kötü olurdu. Abine acil şifalar diliyorum. Allah sabrınıda verir inşallah
Yorum Gönder