04/08/2010

Nerelerdemiyim sevgili blog dostlarım burdayım yani hala bıraktığım yerdeyim...
Şu an işyerindeyim...

Kızlarım ise babaannelerindeler, hep beraber pazar gününden bu yana orada kalıyoruz...

Neden yazmadın diyeceksiniz şöyleki... yani sadete gelelim...

En son Gülsüm'ün okul maceralarında kalmıştık, Gülsüm'ün okulda ilk yılı olduğu için oldukça zor geçti haliyle, özellikle ilk aylar, canımdan bezdirdi diyebilirim, yazmasında yada okumasında bir sorun yoktu sadece biraz yavaştı ve çenesinden derslerine odaklanamıyordu, bir de yaşıtlarından biraz daha erken okula başladığından adapte olmasında biraz sıkıntı çektik. Fakat sonraları benim küçük cadı öyle bir açıldı ki maaşallah, süper bir öğrenci oldu çıktı, neredeyse bütün yazılı ve testlerden 100 alıp geliyordu...

Öğretmenimizden çok memnun kaldık, çok sevdik, o da bizi çok sevdi, isterse sevmesin benim küçük cadım sürekli tepesindeydi, kendini öğretmene göstermek için elinden geleni yaptı zira... zaten bu Gülsüm'den beklediğimiz performanstı... şöyle böyle derken bir yılımızı başarıyla tamamladık şükürler olsun...

Beyza hanım ise diğer yıllara göre daha sorunsuz bir öğrenim yılı geçirdi, nede olsa 3. sınıftaydı, tüm ilgimi ve dikkatimi Gülsüm üzerinde yoğunlaştırmam gerekiyordu. Neyse ki onu da atlattık çok şükür.

Şimdi yeni eğitim yılı maratonuna hazırlanıyoruz, Gülsüm hanım 2. sınıfta, Beyza hanım 4. sınıfta olacak inşallah...

Gelelim bize...

Geçtiğimiz yıl işyerinde 13 yılda çalıştığım sürenin tamamı kadar yoğun bir çalışma içerisine girdik, İdaremizde yeni dönem toplu sözleşme çalışmalarına bifiil şefim ve ben katıldık, gece gündüz o toplantıdan bu toplantıya koşturduk durduk, mesaiye kaldık velhasıl canımız çıktı diyebilirim.

İdaremizde geçtiğimiz yıl tüm yönetim kadrosu değiştirildi, en üst amirimizden en alt amirimize kadar herkes değişti ve haliyle bizler aralarında en eski ve tecrübeli olarak kaldık, amirlerimiz de iyiniyetle bizimle birlikte mevcut toplu sözleşmeyi yeniden okumak, anlamak, görülen aksaklıkları gidermek ve bazı maddeleri değiştirmek istediler. Maratonumuz da önce kendi aramızda yaptığımız toplantılarla başladı, sonra önemli başkanlıklar ve Hukuk Müşavirimiz ile tüm sözleşmeyi yeniden okuduk değişiklikler yaptık, akabinde tüm başkanlıklar ve genel müdür ve yardımcılarına sunduk çalışmamızı, daha sonra işveren sendikamız MİKSEN ve nihayet toplu sözleşme masasında işveren tarafı olarak işçi sendikasına karşı dişe diş kıyasıya bir mücadele başladı.

Gerçekten çok yorucu olduğu kadar bir o kadar da keyifli bir çalışma oldu, tebrik ve takdir edenler de oldu, boşuna kürek çekiyorsunuz biz yıllarca bir kelimesini bile değiştiremedik siz hiç yapamazsınız diyenler de oldu, işçi düşmanı ilan edildiğimiz de oldu zaman zaman, ama biz hiç yılmadık, haklı olduğumuz konuları sonuna kadar savunduk ve değiştirilemez denilen şeyleri az da olsa değiştirmeyi başardık. Sonunda işçi sendikası da ısrar ettiğimiz bazı konularda haklı olduğumuzu kabul etti ve orta yolda buluştuk.

Bu çalışma özellikle benim iş hayatım içerisinde çok önemli bir yere sahip olacak, önceleri sadece işin sekreterya kısmını yapıyordum, işin mutfağına hiç girmemiştim, işimle ilgili istemediğim kadar pratik bilgiye sahip oldum, kanunlarda ve sözleşmelerde yer alan maddeleri bir bir hayata geçirme olanağı buldum ve en önemlisi işimle alakalı kendime olan güvenim daha da arttı. Bizi bu çalışma içerisine sokan, bizim fikirlerimizi dinleyen ve karşılıklı tartışma ortamı sunan, çekinmeden her türlü düşüncelerimizi en üst makamlara iletme şansını tanıyan ve bizi destekleyen başkanımıza teşekkür ederim...

Tabi bu arada birde Üniversite maceram vardı, geçen yıl aftan yararlanarak tekrar başladığım Açıköğretim Fakültesi Halka İlişkiler Bölümünü onur öğrencisi olarak bitirdim çok şükür, bu yıl iktisat 3. sınıftan devam etmeyi düşünüyorum inşallah,
Deliler gibi ders çalıştım, bu arada bu da benim için çok zevkliydi gerçekten, kızlar neredeyse benimle yarışa girdiler sınav sonuçlarımı benden çok merak ettiler, işyerimde açıköğretimin ineği ilan edildim, eşim kafayı yediğimi söyledi... güzel tepkilerdi valla... şimardım, şimartıldım ama gerçekten çok çalışıyordum ve hak ettiğimi de aldım.

İşte sevgili dostlar yukarıda açıkladığım nedenlerden bloguma bir türlü yazı yazamadım, arada bir girip sizlerin bloglarını okudum ama yorum bırakamadım, kendim yazı yazmayınca yorum bırakmaya utandım sanırım, işlerim rahatlayınca bir müddet te acama yazsam mı? yazmasam mı? diye tereddüt ettim, eşim ve kızlar da sürekli yaz devam et diye ısrar edince tekrar yazmaya karar verdim.

Umarım beni affededersiniz, umarım beni unutmamışsınızdır, beni affedin ve tekrar aranıza alın emi, gerçekten sizleri özledim, yeni yazılarımla buluşmak üzere hoşçakalın...

5 yorum:

annecik dedi ki...

yok canım unutmadık sen yoğun bir yıl geçirmişsin biz seni af ettik ve tekrar aramıza hoşgeldin arayı bu kadar bir daha lütfen uzatma sevgiler

gülücüklerim benim dedi ki...

Teşekkürler canım yeni yazılarımla bomba gibi geliyorum inşallah.

Adsız dedi ki...

bloğuna hoş geldın ayrı kaldıgın surece bor durmamıs faydalı işlerele ugrasmısın ne kadar guzel.sebep acı uzuntu olmasındagerısı boşş. senı ve yazılarını özledık gerı donusune cok sevindım

Kbr-Bhdr dedi ki...

hoşgeldinnn:) bnde snn sayfana bgn geldim hoşgeldim:)

gülücüklerim benim dedi ki...

Kübra'cım ve Neva'cım hoşbulduk diyorum canlarım.Bundan sonra kısmetse hep buralardayız...