Babanne ve kızlar
Daha önceki yazılarımda, kayınpederimin vücudundaki enfeksiyon nedeniyle hastaneye yattığını yazmıştım, geçen hafta sonu hastaneye ziyaretine gitmiştik, çok şükür ki şu anda hastaneden çıktı, çok şükür teşhiste koydular, iltihaplı eklem romatizmasıymış ve hastalığının başlangıcıymış, tedavisi evde devam ediyor,
Dede ve Beyza

Dede-kızları-amcamız ve bendeniz

Veee tabiki yine Elif hanım
Beyza ile Gülsüm nihayet Elif hanımla tanışabildiler. Bir haftada sanki büyümüş cadıı..

Gündüzleri sürekli uyuyormuş, saat 22.00 sıralarında gözünü açtı bizde görüntüledik. Babası koyu Galatasaraylı olduğundan ilk tulumu da takım forması gibi.

Gülsüm-Elif

Beyza-Elif

Elif uyurken





Elif hanımın beşiği çok cici eşyaları var, insan görünce hevesleniyor.Beşiğin yanındaki ortasında bebekler bulunan çiçeği eşim yalnız olarak hastaneye ziyarete gittiğinde götürmüş, amcası kızlara bakın bunu da babanız aldı Elif'e deyince, Beyza'nın anında yüzü değişti, ve babasına - babaaaa, diye bir bakış attı ve eve gelene kadar surat astı, resmen kıskandı, çiçeğin içindeki bebekleri çıkarıp vermek istedi ama izin vermedik buna, ben de eve gelince - kızım amcanız yıllardır size taşırken iyiydi dimi, şimdi sıra babanda o da Elif'in amcası değil mi, bizde Elif'e hediyeler götüreceğiz artık diye anlattım onlara, Gülsüm zaten pek takmamıştı bu duruma Beyza'da anlar gibi yaptı sanırım, eee alışacak herşey sırayla,

Yine bir haftalık kısa bir ara veriyoruz, bir hafta daha kızlarımla birlikte olacağım, onları okula götürüp getiririm, okul ihtiyaçlarımızı bitirdik çok şükür, bir kısmını kırtasiyede çalışan kardeşim Bilal'den bir kısmını Eminönünden, bir kısmını da marketlerden temin ettik, Beyza'nın kitapları defterleri kaplandı okul dolabının kilidi bozulmuş, eşyalarının tamamını koyamıyoruz, ne olur ne olmaz diye, onu yaptırırım, Gülsüm'ün neredeyse çuval büyüklüğündeki ihtiyaç çantasını dün itibariyle tamamladım, inşallah onu da pazartesi götüreceğim, yine işim çok yani,

Beyza'nın öğretmeni ilk günden eve ders vermeye başladı, çok şükür bu sene zorlanmadan ders yapıyoruz, yazması ve okuması hızlandı, birinci sınıf gerçekten çok zor geçti, emek ve sabır isteyen bir dönemdi, neyseki atlattık, seneye sıra Gülsüm'e geliyor, bakalım o ne yapacak,

Dün asansörde bizim apartmanda oturan aynı zamanda Gülsüm'lerin anaokulunda yardımcı abla olarak çalışan Fatma hanım'a rastadım, Gülsüm'ü sordum, okula uyumunu çok merak ediyordum, gerçi okula çok çabuk alışmıştı, hergün evde yaptıklarını sevinçle anlatıyor ama yinede merak ediyordum,

-Gülsüm'ün hiç bir sorun çıkarmadığını, gayet iyi olduğunu, -çok akıllı bir kız annesi hiç merak etme, deyince daha bir rahatladım, Gülsüm zaten sosyal bir çocuk ve ben işte olduğum için site ile aramda haber köprüsü görevi yapıyordu, bakan abla ile birlikte gittikleri ev ziyaretlerinde, kuran derslerinde olan biten herşeyi bana anlatırdı, onun sayesinde de herkes beni tanıyordu, yapılan ikramlar sırasında -kızım sana istersen annen yedirsin, diyenlere, -Müzeyyen yengem benim yengem, annem değil, benim annem işte, çalışıyor diye çıkışıyormuş, dışarıda tanıdığı kadınlara -benim annem bu diye gösteriyordu, böylece benim adım da GÜLSÜM'ün ANNESİ olarak kaldı

0 yorum: