22/10/2008 Çarşamba


Geçen pazar öğleden sonra, Düzce'de Kuran kursu öğreticiliği yapan küçük abimin eşi Selma aradı ( onlar da bizim sitede oturuyor), hafta sonu için İstanbul'a gelmiş, gelirken de karalahana biber filan getirmiş, sen de istermisin dedi, istemezmiyim, hem taze hem doğal zaten bendeniz tam bir sebze hastası, sebze yemeklerine bayılırım, hele de kara lahana sarması, kızlar da sarma dolma yemeklerini pek severler.
Sağolsun eve kadar getirdi, ayak üstü sohbet ettik, hala tayinini bekliyor, yengem Düzce'de sözleşmeli memur olarak görev yapıyor, 2B kadrosu denilen kadro çakılı kadroymuş, yani öyle tayin filan yok, ilk tayinin nereye çıktıysa orada kalmak zorunlu, eş durumundan tayin aldırmak istedi o da olmadı, bekledikleri kanun çıkmak üzere, çıktığı anda tayinini İstanbul'a aldıracak, l senedir zorunlu göç yaşıyor, yeğenlerim Hanife Betül ve Bilal Berat'la birlikte Düzce'de kalıyorlar, abim ise İstanbul'da evinde kalıyor, bazen hafta sonları bazen de uzun tatillerde filan geliyor, İnşallah kısa sürede kanun çıkar da bu ayrılık da sona erer.

Ayyy yine konu dağıldı, nerde kalmıştık kara lahana....Hemen lahanayı haşladım, sarmanın içini hazırladım, başladım sarmaya, iki dakika sonra Gülsüm bitti hemen yanımda, annecim ben de sarıcam nolur nolur, diye yalvarıyor, - kızım sen saramazsın bu zor, öyle bildiğin gibi değil, diyorum,
-kim demiş ki benim kızım saramaz diye, ahan da bakın nasıl sardı,
maşallah süphanallah hem de ne sarma, (tabi epey uğraştı zavallı) önce beni epey bir izledi sonra başladı sarmaya.


minik elleriyle uğraştı durdu,


Sonunda başardı
Ama elleri o kadar yoruldu ki ancak 3-4 tane yapabildi.
Bu kızda gelecek var galiba,
Büyüyünce yemekleri Gülsem'e yaptırıcaz,
Beyza nerde derseniz,
O kardeşinin resimlerini çekti,
yani onun öyle sarma sarmakla işi olmaz,
o sadece yemeyi sever,
İyiki Gülsüm'e aferin kızım çok güzel yaptın filan dedik, şimardı da şimardı,
zafer sarhoşluğundan ne yapacağını şaşırdı,
mandalları alıp mandallığa tek tek dizip kendine şapka yapmış cadı,
bir elinde de son zamanlarda elinden hiç bırakmadığı oklavası, koşturdu durdu,
Şu oklovayı nereye saklasam buluyor, bir gün başına bir getirecek Allah korusun.
Kraliçe gibi dolaştı durdu.
Zor elinden aldık mandalları ve oklovayı.

6 yorum:

meleklerim ve ben dedi ki...

Hamarat annenin hamarat kızına maşallah.Beyza da aynı bizim Sena elini bir işe sürmesin salına salına dolaşsın etrafta.

Gelin Ayşe dedi ki...

Maşallah Gülsüme :))
Eee o yaşta başlican tabi ögretmeye. Bende kızımlşa birlikte kurabiye yapmak istiyorum yaaa. Ama daha onun için çok zaman var. Kim yedi Gülsmün sardıgı sarmayıı. Valla bir anne olarak ben yemek isterdşim :D

KelebekGibi dedi ki...

Hamarat olacak sanirim annesi, digerinin ilgi alanlarida baska belliki resim falan cektigine göre:)
olsun her cocuk ayni olmaz:)
Bende bir gün belki kizimin dolma sardigini görürüm, gerci daha 2 yasinda bile denemek istedi ben sararken ama tahmin edilecegi gibi doladi durdu ancak o kadar:)
Sevgiler

laleninbahcesi dedi ki...

ah bayılırım karalahana dolmasına da çorbasına da. Gülsümün ellerine sağlık, aman oklavaya dikkat. Sevgiler size ve kızlarınıza

EHA dedi ki...

o küçük elelrine saglık. maşallah hamarat olucak bu kız belli.şapka tasarımıda bayıldım aferin ne güzel düşünmüş.

pinus dedi ki...

merhabalar...
abiniz ve eşi için çok zor olmalı bu ayrılık...inşallah kanun bir an önce çıkar da sizler gibi bu durumu yaşayan insanlar mağduriyetten kurtulur.

beyza iş görünce sıvış,aş görünce yanaş cinsinden olacak hale bakılacak olursa,gülsümün de hamaratlığına diyecek yok,az sarmış ama güzel sarmış,maşallah...